Dönem:19 
Birleşim: 35 
Tarih:01-12-1993 Çarşamba


BAŞKAN — Gündem dışı ikinci söz sırası Sayın Ahmet Kabil’in.


Sayın Kabil, ödenmeyen yaş çay bedelleriyle ilgili olarak 2 Aralık 1993 Perşembe günü için Genel Kurulda gündem dışı söz istemişlerdir; kendilerine şimdi söz veriyorum.

Buyurun Sayın Kabil; konuşma süreniz 5 dakikadır.
AHMET KABİL (Rize) — Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; verilmeyen yaş çay bedelleri ve Çay Kurumunun icraatları hakkında Yüce Meclise bilgi sunmak için huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Çay tarımı, Doğu Karadeniz Bölgesinin tek geçim kaynağı olarak, 216 bin üretici tarafından yapılan ve alım gücü yıldan yıla azalan bir tarım türüdür. 216 bin üreticinin yüzde 84’ü, 5 dönüme kadar çay tarlası olanlardır. Yani, bir aile, bütün fertleriyle bir yıl çalışarak, bugünkü fiyatlarla yılda 12 milyon lirayla geçinmek durumundadır.

Bugünkü yönetimin sayın eski bakam ve Çay-Kur Genel Müdürü, 1992 ve 1993 yılı kampanyaları başında, yaş çay bedellerinin peşin ödeneceğini söylemişler, geçen yıl da bu uygulamaya başlamışlardı. Ancak, İ993 yılında, müstahsil, hâlâ, ikinci sürgünün, yani sekizinci ayda verdikleri çayların paralarını alamamışlardır. Verilen söze göre, bu paraların en geç dokuzuncu ayda verilmesi gerekliydi. Devlet peşin para ödeyecek diye, müstahsil, çaylarını devlet fabrikalarına vermiş, piyasaya borçlanmışlardır. ve bugün perişan durumdadırlar. Çay paralarının bir an önce verilmesini Sayın Bakandan bekliyoruz.

Genel Müdür, Çay Kurumunun yönetimi yerine, müstahsile verilen sözlerin takibi yerine, partizan tayinlerle sürgünler yaparak, mahallî politikacıların kanunsuz talimatlarını yerine getirmekle meşgul. Ne yaptığını kendisi de takip edemez durumdadır. Belli kişilerin taşeronudur; sadece verilen talimatları yerine getirmektedir.

Bundan bir müddet önce, 13 Kasım 1993 Cumartesi günü ciddî ve büyük gazetelerimizden bir tanesinde bir haber çıkıyor, “Pes doğrusu. Taklit paketlerle piyasaya çay sürdüğü için Çay-Kur tarafından mahkemeye verilen Ergüven, Çay-Kur’a Genel Müdür yapıldı. Torpille getirildi” diyor ve “… Çaya, çorbaya, utanma hissi…” diye devam ediyor. Başka bir gazetede “Taklit çaycı, Genel Müdür oldu” vesaire diye yazıyor.

SÜLEYMAN HATİNOĞLU (Artvin) — Arhavi Fabrikasını sattılar…

AHMET KABİL (Devamla) — Bu Genel Müdürü, Sayın eski bakan göreve getirirken hakkında söylenenlerin hepsi tek tek doğru çıkmaktadır. Genel Müdür olmak için, genel müdürlük yetkilerini, kendisini bu göreve getiren mahallî politikacılara kullandırmayı vaat eden ve yalnız bu sözünü tutan, kanunsuz icraat yapmayı başarı sayan Genel Müdürün, iki yıllık icraatını bir değerlendirecek olursak, 1991 yılında satışı yapılan kuru çay miktarı 86 657 ton, 1992 yılında 78 531 tondur; yani, 8 bin ton daha az çay satılmıştır 1992 yılında.

Şunun altını çizerek söylemek istiyorum: ödenen satış primlerine bakıyoruz: 1991 yılında, yani 86 bin ton çay satıldığı zaman- ödenen satış primi 14 milyar 676 milyon lira; 1992 yılında- yani 78 bin ton çay satıldığı zaman- ödenen satış primi ise 72 milyar 582 milyon liradır. Yani, 61 milyar lira daha fazla para ödenmiştir. Kime? 1991 yılında 836 bayi varken, bir formülle bunları 1992 yılında 9’a düşürmüş, 9 tane imtiyazlı bayi oluşmuş ve bu 9 bayie 61 milyar 212 milyon lira tutarındaki fazla parayı taksim etmiştir. ödenen reklam ve tanıtma giderlerine bakıyoruz: 1991’de 452 milyon lira, 1992’de ise 7 milyar 578 milyon lira para ödenmiş; yani, 7 milyar 106 milyon lira daha fazla para ödenmiş.

Kampanyada çalışan işçi adedine bakıyoruz; 1991’de 21 842 işçi, 1992’de ise 31 200 işçi çalışmış; yani, 9 358 işçi fazla. Paketlenen çay miktarına bakıyoruz; 1991’de 89 bin tondan, 1992’de 75 bin tona düşmüş; yani, fazla işçi, üretimi engellemiştir.Müstahsile 1,4 trilyon lira borç, bankalara ve piyasaya 2,1 trilyon lira borç; zarar ise 1,9 trilyon lirayı aşmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN— Sayın Kabil, size, konuşmanızı bitirmek üzere iki dakika daha süre veriyorum, lütfen bu süre içinde konuşmanızı bitirin.

AHMET KABİL (Devamla) — Çay-Kur, 1994, 1995 ve 1996 yıllarında müstahsile hiç para vermese dahi yine borçlarını temizleyemez. Bu gidişle, zarar ve borç da günden güne artacaktır. Çay Kurumunun sermayesinin 1,1 trilyon liradan 4 trilyona çıkarılacağı söyleniliyor. Bu Genel Müdüre, değil 4 trilyon, 14 trilyon da verseniz, yine Çay Kurumu zarar edecek ve batacaktır; çünkü, bu göreve gelmeden önce çalıştığı üç şirketi de batırmıştır. Rize’de Karadeniz Üniversitesine bağlı bir yüksekokuldan 30 çay eksperi mezun olmuştur. Bu okul, yalnız eksper yetiştirmek için kurulmuştur. 30 kişi şu anda boş geziyor… Çay Kurumuna verilen yeni 160 kadroya rağmen, bu Genel Müdür, bu eksperlere iş vermiyor. Sebebine gelince, bu okulun, önceki iktidar döneminde açılmasıdır. “Bu okul açılırken bana mı sordular?” diye ifadede bulunmaktadır. Sayın Bakandan, bu 30 kişiye iş vermesini bekliyoruz.

1993 kampanya başında çay bölgesinde şiddetli don olayı olmuş, çay, tam filizlenme anında hasar görmüştür. O zaman, o bölgenin milletvekili olarak oraya gittik, oradaki durumla ilgili Sayın Bakana rapor verdik ve yine gündem dışı konuşmalarla bu konuyu dile getirdik. O zaman, Sayın Bakan, kampanya sonunda, azalma yüzdesine göre fark vereceğini söylemişti. Şu anda, 1992 yılında 620 bin ton çay alınmıştır; 1993 yılında 518 bin ton çay alınmıştır. Bu yüzdeye göre bu hasarın da verilmesini arzu ediyoruz.

Sayın Bakan, bu Genel Müdür kaldıkça, Çay Kurumunun batması kaçınılmazdır. Bir an önce Çay Kurumuna ve çay müstahsiline sahip çıkmanızı bekliyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum.

(ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN — Teşekkür ederim Sayın Kabil.

 

Gündem dışı konuşmaya cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Nafiz Kurt, buyurun.

(DYP sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI NAFİZ KURT (Samsun) — Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anavatan Partisi Milletvekili Sayın Ahmet Kabil Beyin, çay alımları hakkındaki konuşmasına cevap vermek üzere huzurlarınızda bulunuyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım. Biz, 1993 senesinde Çay-Kur olarak 530 bin ton çay aldık ve birinci ve ikinci sürgün pozisyonundaki yaprakların bedelini 885 milyar lira olarak ödedik. Diğer üçüncü sürgünün parasını, bu hafta içerisinde başlayıp, aralık ayının sonuna kadar ödeyeceğiz. 1990 senesinde alınan mahsulün parası 1991 Nisan ayında ödenmişti; 1991 senesinde alınan yaş çay parası ise 1992’nin Ocak 15’ine kadar ödenmişti. 1992 ve 1993 senesinde alınan çayın parasının 1993’ün Aralık ayı sonuna kadar ödeneceğini sayın milletvekilime bildirmek isterim. Bunun yanında, kadrolar alınır alınmaz 30 çay eksperimizi işe başlatacağız. Evet, Çay-Kur ve çayda bazı noksanlıklar vardır. Değerli milletvekili arkadaşımın bu kürsüde yaptığı konuşmalarını zabıtlardan daha iyi inceleyerek, Çay-Kur’umuzu daha iyi bir hale getirmek için gayret sarf edecek, elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bana bu fırsatı verdiği için sayın milletvekilime teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (DYP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

BAŞKAN — Teşekkür ederim Sayın Bakan.