Dönem:19
Birleşim: 67
Tarih:20-01-1994 Perşembe
Sayın Ahmet Kabil, buyurun efendim.
ANAP GRUBU ADINA AHMET KABİL (Rize) — Sayın Başkan, sayın milletvekilleri;
Eskişehir Milletvekili Sayın Hüsamettin Cindoruk ve 9 Arkadaşının, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Uluslararası Sekreteryası ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Uluslar arası Sekreteryası’nın Türkiye’de Yararlanacağı Ayrıcalıklar, Bağışıklıklar ve Kolaylıklara Dair Kanun Teklifi ve Dışişleri Komisyonu Raporu Hakkında Anavatan Partisi Grubunun görüşlerini Yüce Meclise sunmak üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anavatan hükümetlerinin Türkiye’ye getirdiği önemli kavramlar arasında dışa açılma, bölgesel entegrasyon, globalleşme, ulaşım ve telekomünikasyon alanlarında yaşanan gelişmeler yer almaktadır.
Ülke ekonomilerinin, dünya ekonomileriyle bütünleşmeleri, diğer bir ifadeyle, dünya pazarına iştirak etme olarak tanımlanabilir. ön aşama olarak belirli bir bölge içerisinde yer alan komşu ülkelerin kendi aralarında ortak pazar oluşturmalarını, ekonomik sorunlarına ortak çözümler arama çalışmalarını Anavatan Partisi başlatmıştır.
Bölgesel entegrasyonda, dünyadaki en çarpıcı dört temel prensipten, işgücü, mal, hizmet ve sermaye çevrelerinde bütünleşen ve üye ülkeler arasında serbestçe dolaşıma olanak sağlayan bir düşünceden hareket edilmiştir. AT, EFTA, NAFTA, Balkan, Baltık ve Orta Avrupa İşbirliği Projeleri, hep bu düşünce sonucu oluşmuştur.
Bu örneklerden hareketle, Karadeniz Ekonomik İşbirliğiyle ilgili ilk temaslar 1990 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu temaslar sonucu sağlanan ilke mutabakatı çerçevesinde, ilk toplantı, 19-21 Aralık 1990 tarihlerinde Ankara’da düzenlenmiştir. Bunu, 12-13 Mart 1991 tarihlerinde Bükreş’te; 23-24 Nisan 1991 tarihlerinde Sofya’da ve nihayet, 11-12 Temmuz 1991 tarihlerinde Moskova’da yapılan toplantılar izlemiştir. Bu toplantılar sonunda, işbirliğine temel oluşturacak metin üzerinde uzlaşmaya varılmıştır. Bu metin, dört bölümden oluşmuştur : 1. Amaçlar ve ilkeler : Avrupa’daki değişim sürecinin önemi ve Karadeniz Projesinin buna katkısı, üye ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, projenin uygulanmasında göz önünde bulundurulacak ilkeler gibi hususları kapsamaktadır. 2. Hükümetler arası işbirliği: Hükümetlerin geliştirebilecekleri ortak projeler için, ulaştırma ve haberleşme, istatistik, ekonomik ve ticarî bilgi teatisi; enerji, madencilik ve ara maddelerin işlenmesi; turizm, tarım ve tarımsal sanayi, veterinerlik, sağlık koruması, ilaç sanayii, çevre gibi işbirliği alanları bu bölümün kapsadığı konulara örnek olarak gösterilebilir. 3. Hükümetler dışı işbirliği : Bu bölümde, işbirliğine doğrudan taraf olan firmalar ve işadamları arasındaki işbirliği üzerinde durulmuş ve bu işbirliğinin hükümetlerce nasıl kolaylaştırılabileceği belirlenmiştir: Vize ve ikamet rejimleri, küçük ve orta ölçekli işletmelere destek, mal ve hizmet ticaretindeki tüm engellerin giderek kaldırılması…
BAŞKAN — Sayın Kabil, bir dakika efendim…
Açık oylamalarda başka oy kullanacak arkadaşımız var mı efendim? Yok. Oylama işlemleri bitmiştir. Kupaları kaldırınız. (Oyların ayırımına başlandı)
BAŞKAN — Devam edin efendim.
AHMET KABİL (Devamla) — … yatırımlar için uygun koşulların sağlanması, ihalelerde
ve serbest bölgelerde işbirliğinin teşvik edilmesi, bir dış ticaret ve yatırımlar bankası kurulması imkânlarının araştırılması gibi.
4. Kurumsal yapı ve üyelik : Bu bölümde dışişleri bakanlarının, yılda en az bir kez toplanmaları ve kurulacak sürekli çalışma gruplarının faaliyette bulunmaları öngörülmüştür. Üyelik konusunda ise, Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin bütünü için ve ortak projeler açısından ayrı koşullar tespit edilmiştir.
Günümüzde bölgeselleşme hareketleri uluslararası düzeyde hız kazanırken, bunları, birbirlerini tamamlayan girişimler olarak algılamak gerekmektedir. Bu bağlamda, anılan sürecin giderek yaygınlaştığı bir ortamda, Türkiye, AT, EFTA, Balkan ve Karadeniz ülkeleriyle işbirliği modellerini geliştirmek isterken, bunları birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak ve sonuçta, Avrupa genelinde bütünleşme sürecine katkı şeklinde değerlendirmek gerekir.
Yunanistan, 28 Şubat 1992 tarihinde kurucu üyelik başvurusunu yapmıştır, İstanbul Bildirisi gereğince, bu başvuru, diğer üye ülkelere duyurulmuş ve Yunanistan’ın kurucu üye olması kabul edilmiştir. Daha sonra, Arnavutluk da kurucu üyeler arasında yer almıştır.
Bu katılımlardan sonra, Türkiye, Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Yunanistan, Moldova, Romanya, Rusya Federasyonu ve Ukrayna ile üye sayısı 11 olmuştur.
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Zirve Deklarasyonu, 25 Haziran 1992 günü İstanbul’da düzenlenen zirve toplantısında, katılan devletlerin devlet veya hükümet başkanları tarafından imzalanmıştır.
Böylece, Karadeniz Ekonomik işbirliği resmen işlerlik kazanmıştır. Hani, hatırlıyorsanız, bütün bu ifade ettiğim faaliyetlerin öncülüğünü yapan ve bu zirveyi hazırlayan Rahmetli Turgut Özal’ın anlaşmalara imza koymasına karşı çıkıldığı toplantı, bu toplantıydı. Bugün, bu imzaya karşı çıkan zihniyetin temsilcileri, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Cumhurbaşkanı olarak makam odası bulunmasına dahi karşı çıkan zihniyetin liderinin, başını bağlayıp, mezarında Fatiha okur gibi bir görüntü vermeye çalışması, artık inanılır bir hareket değildir.
Türkiye’nin öncülüğünde, Bulgaristan ve Yunanistan’ın dışındaki Karadeniz Ekonomik işbirliği ülkeleri parlamento başkanlarının katılmasıyla 26 Şubat 1993 tarihinde İstanbul’da yapılan toplantıda Karadeniz Ekonomik işbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) kurulmuştur.
Karadeniz Ekonomik işbirliğinin yeni bir boyutunu teşkil eden KEİPA ile Karadeniz Ekonomik işbirliğinin amaç ve ilkelerinin geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan hukukî düzenlemelerin sağlanmasına yönelik gerekli yasal zemin de oluşturulmuştur.
KEİPA, birinci Genel Kurulunu 16-18 Haziran 1993 tarihleri arasında İstanbul’da yapmıştır. Bu toplantıda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanı Sayın Hüsamettin Cindoruk, KEİPA’nın dönem Başkanlığına seçilmiştir. KEİPA Uluslararası Sekreteryası 1 Eylül 1993 tarihinden itibaren İstanbul’da çalışmaya başlamıştır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; KEİPA’dan, bir an önce gerçekleşmesini istediğimiz hususları şöyle sıralayabiliriz : 1. Bankacılık alanında, bölgede ticaret ve yatırımları finanse edecek bir “Karadeniz Dış Ticaret ve Yatırım Bankası” kurulması konusunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Eximbank tarafından ortaklaşa yapılan çalışmalar sonucu, taraf ülkelere ayrıntılı bir anlaşma taslağı sunulmuştur.
İstanbul’da 15-16 Ekim 1992 tarihleri arasında yapılan Bankacılık ve Finans Çalışmaları Grubu Toplantısında söz konusu taslak ele alınmalı ve bir an önce gerçekleştirilmelidir.
2. Çifte vergilendirmenin önlenmesi ve yatırımların teşvik ve korunması alanlarında, ilk aşamada, üye ülkelerin mevzuatlarına ve muhtemel ikili anlaşmalara ışık tutacak bir “yönlendirici ilkeler dizisi” oluşturulması ve bu ilkelerin bölgede yaygınlık kazanmasıyla oluşacak altyapıya dayanarak, ileride çok taraflı anlaşmaya gidilmesi bir an önce gerçekleşmelidir.
3. Ticarî işbirliğiyle ilgili olarak, serbest ticaret bölgesi, gümrük sistemlerinin uyumlaştırılması, tarife ve tarife dışı engellerin azaltılması konularında işbirliği sağlanmalıdır.
4. Üye ülkeler arasında, işadamlarının bir aylık seyahatlerinin vizeden muaf tutulması sağlanmalıdır.
5. İnsan hakları ve temel özgürlüklere dayalı çoğulcu demokrasinin güçlenmesine destek verilmeli ve işbirliğinin hızlandırılması temin edilmelidir.
6. Ülkeler arası ekonomik, ticarî, sosyal ve kültürel ilişkiler geliştirilmeli, gümrük duvarları kaldırılmalı, serbest ticaret bölgeleri bir an önce kurulmalıdır.
7. Üye ülkelerimizin uluslararası ihtilâfları konusunda dünyadaki benzer örgütler vasıtasıyla daha aktif bir rol üstlenmesi sağlanmalıdır. Bosna’da devam eden insanlık trajedisine kayıtsız kalınmıştır. iki üye ülke arasında yıllardır devam eden sıcak çatışmaya, Türkiye dahil, bütün üye ülkelerin gerekli girişimde bulunduğunu da kimse söyleyemez.
8. Yayılmacı ve işgalci bir politika izleyen Ermenistan’a karşı bir müeyyide uygulanması temin edilmelidir.
9. Üye ülkelerin kamuoylarına bu kuruluşların etkinlikleri inandırılmak ve halkların desteği sağlanmalıdır. Bunun için, halkların özlemlerine ve endişelerine cevap verecek bir yapı sergilenmelidir; ama, henüz o görünüm yoktur.
10. Üye ülkelerin parlamento işlevleri farklı olsa da, geçmişte farklı ekonomik ve siyasî sistemler içerisinde yaşamış olsalar da hedeflerimiz ve amaçlarımız aynı olmalı; ortak ekonomik dil gereği artık gündeme getirilmelidir.
11. Üye ülkeler arasında haberleşme yatırımları teşvik edilmeli; hammadde ticaretinin karşılıklı olarak hızlandırılması için çareler aranmalıdır.
12. Karadeniz’in kirlenmesiyle ilgili üye ülkeler arasında mutabakat temin edilerek bu konudaki anlaşmalar zaman geçirilmeden yapılmalıdır.
BAŞKAN — Sayın Kabil, toparlar mısınız?
AHMET KABİL (Devamla) — Toparlıyorum Sayın Başkan.
13. Üye ülkeler arasında ulaştırma yatırımları teşvik edilmeli; doğuyu batıya bağlayacak, her sahada kolaylık sağlayacak, Edirne’den Sarp hududuna kadar olan otoyolun bir an önce yapımı sağlanmalıdır. Temennimiz : Çok iyi niyetlerle oluşturulmuş ve çok faydalı olacağına inanmak istediğimiz KEİPA’nın dış politikası, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, ekonomi profesörü Sayın Tansu Çiller’in güdümünde olmasın. Çünkü; Her sahada kötü bir rekortmendir; 1991’den sonra bir buçuk yıl ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olan, yedi aydır da dış politikada ve ekonomide ilgili bakanlara danışmadan diktatör gibi davranan Sayın Başbakanın dönemi, her iki alanda da, hiç de iç açıcı olmayan rekorlar dönemi olmuştur; Türkiye, tarihinin en büyük iç ve dış borcunu onun döneminde gördü; Dolar, bu hafta, üç günde 7 bin lira onun döneminde arttı. Bu en büyük rekordur. Kamu kesimi açıkları, yine Türkiye tarihinde ilk defa yıllık tasarruf oranını aştı; “Enflasyonu yüzde 10’a indireceğim” dedi, yüzde 200’e çekiyor; Türkiye’nin, Anavatan Partisi döneminde sekiz yılda elde ettiği dış ekonomik itibarı, puanlarını ikişer ikişer düşürmektedir; Ekonomi ve dış politika, günden güne felakete gitmektedir. Başarısızlıklarını beyaz sayfa açarak kapatmaya çalışan, geçmişini inkâr eden bu Başbakan için 14 Ocak 1994 günkü Türkiye’nin en çok okunan birçok gazetesinde değerli yazarlarımızın yazdığı Sayın Başbakanın Amerika gezisinde, dış politika temaslarındaki tutumunu tarif eden yazıları burada okumama, bu Yüce Meclise duyduğum saygı mani olmaktadır. Bu yorumların, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ifade edilmesinin Yüce Meclise saygısızlık olacağı kanaatindeyim. Türk Milletinin tarihinde böyle başarısız bir dış politika da ayrı bir rekordur.
Sayın Başbakanın başarılı olarak değerlendirdiği gezilerinin hemen ardından, yani Brüksel zirvesinin hemen ertesi günü Ankara’ya gelen Amerikan heyeti, kırk yıldan beri devam etmekte olan Amerikan askerî yardımının durdurulduğunu bildirmiştir.
BAŞKAN — Sayın Kabil, azıcık Karadeniz’e gelebilir misiniz?
AHMET KABİL (Devamla) — Bitmek üzere efendim, saygılarımı arz edeceğim.
BAŞKAN — Peki efendim.
SELÇUK MARUFLU (İstanbul) — Dış politikayla ilgili…
BAŞKAN — Tabiî, tabiî, bağlantısı var da, ben yine Karadeniz üzerinde konuşalım istiyorum.
AHMET KABİL (Devamla) — Çünkü, dış politika, çok ciddiyet isteyen hassas bir görevdir; bu, Başbakanın işi değildir. Netice olarak, iki buçuk yıldır bu koalisyonun hangi sahada başarılı olduğunu bu millet merak ediyor. Bu nedenle, temenni ediyoruz ki, KEİPA’nın icraatlarına sayın ekonomi profesörünün müdahalesi olmasın. Sözlerime son verirken, bütün üye ülkelerin halklarına ve Türk halkına daha fazla barış, refah, daha çok işbirliği, daha temiz bir dünya temennisi ile çıkacak kanunların ülkemize hayırlı olmasını Allah’tan diler, Yüce Meclise tekrar saygılar sunarım. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN — Teşekkür ederim Sayın Kabil.
